Sönmez, “Kurtuluş Savaşı döneminden çok daha büyük bir işgal altındayız. O zaman düşman askerini omzunda silahla görebiliyorduk. Bugün ise işgal öylesine sinsi ve derin ki, toplumun her kesimi bu işgale alkış tutar hale getirildi” ifadelerini kullandı.

“SİLAHLA DEĞİL, KÜLTÜRLE İŞGAL EDİLİYORUZ”

Tandoğan Sönmez açıklamasında, günümüz işgalinin artık silahla değil, kültürel yöntemlerle yapıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bir toplumu esir almak için artık silahlara gerek yok. Silahlı işgal, medeniyeti yaşayamamış ülkeler için geçerlidir. Türkiye gibi on binlerce yıllık geçmişi olan ülkeler uyutularak, kültürel işgal edilir. Ve öylesine güzel bir işgal oyunudur ki bu, toplumun alkışladığı en milliyetçisine vatanı, en sosyal demokratına halkı, en dindarına dinini sattırır.”

“SOKAKTA TABELALARA BAKIN, HER YER YABANCI”

Türkiye’nin her yerinde yabancı isimlerin egemen olduğunu savunan Sönmez, “Sokağa çıkın, tabelalara bakın. Neredeyse tümü yabancı isimli markalar. İki metrekarelik dükkânlarda bile İngilizce isim hastalığı sarmış herkesi” dedi.

“DEVLET BİLE İNGİLİZCE TANITIM YAPIYOR”

Sönmez, devlet kurumlarının bile İngilizce tanıtımlar yaptığını belirterek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi'nin etkinlik afişlerinden, turizm sektörüne, spor kulüplerinden devletin reklam kampanyalarına kadar her alanda yabancı dillere bağımlılığın arttığını söyledi.

“Beşiktaş’ın kadın futbol takımı ‘Beşiktaş Moka United’, Basketbol 1. Ligi'nde ‘Pizza Bulls’ gibi isimler. Fenerbahçe televizyonunda, Galatasaray’ın tanıtımlarında İngilizce program adları. Mahalle takımlarının bile tribün grupları İngilizce isim taşıyor.”

“DİL, DİN, KÜLTÜR VE EKONOMİ TAMAMEN TESLİM EDİLMİŞ DURUMDA”

Sönmez, açıklamasında sadece kültürel değil, ekonomik ve bürokratik alanlarda da büyük bir teslimiyet olduğunu savundu. Ekonomi Bakanı’nın İngiliz vatandaşı olduğunu iddia eden Sönmez, devlet kurumlarının ve özel sektörün adeta yabancı işbirlikçilere teslim edildiğini ileri sürdü.

“Parayı gören gözler bütün değerlerini satar hale gelmiş. Kültürümüz, sanatımız, sporumuz, yaşamımız tam bir işgal altında. Kendi evlatlarımızı paspas ederek, yabancıları omuzlarda taşıyacak kadar aşağılık bir ruh haline bürünmüşüz.”

“KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA YOLA ÇIKTIK”

Sönmez, “Bizim Parti”nin kuruluş amacının bu kültürel işgale karşı koymak olduğunu belirtti:

“Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi Kuvayı Milliye ruhuyla kurduk Bizim Parti’yi. O zaman düşmanı omzunda silahla görmek mümkündü. Şimdi ise işgalcilerin işgal ettiği halka, esir edildiğini anlatabilmenin zorluğu var. Ancak biz bu toprakları kanlarıyla sulayarak, ‘vatan’ yapanlardan, mahşerde ‘utanmayalım’ diye vereceğiz mücadelemizi.”

“BU VATANIN SAHİPLERİNİ ‘BİZİM PARTİ’YE BEKLİYORUZ”

Sönmez, açıklamasının sonunda tüm yurttaşları “Bizim Parti” çatısı altında toplanmaya davet etti:

“Yeniden hainlerden vatanımızı, yobazlardan dinimizi, satılmışlardan dilimizi ve kültürümüzü kurtaracağız. Bu sadece bizim değil, bu topraklarda yaşayan, satılmamış her ferdin asli görevidir. Vatana görevden kaçmayanların toplanacağı tek çatı da Bizim Parti’dir. ‘Bu kutsal vatanı her türlü işgalden kurtaracağız’ diyenleri bekliyoruz.”