Okul çalışmaları hakkında açıklama yapan Kurucu Başkan Harun Sağır, şu ifadeleri kullandı:
“Seydikemer’e açılması planlanan Çıraklık Eğitim Merkezi binasını ilk gördüğümde, 2014 yılında Seydikemer Esnaf ve Sanatkârlar Odamızın kuruluş hikâyesi aklıma geldi.
Bizler, 2014 yılında Seydikemerli esnaflarımızın desteğiyle sıfırdan bir oda kurduk. Kalemi dahi olmayan bir yapıdan yola çıkarak, kendi arsasını alıp hizmet binasını inşa etmiş bir kurum haline geldik.
Şimdi, çıraklık okulunun açılacağını duyduğumda binayı ziyaret ettim. Pek çok eksiklik gördüm ve o an odamızın kuruluş sürecini hatırlayıp duygulandım. İdarecilerimize, ‘Hocam eğer siz de uygun görürseniz, bu binayı esnaf arkadaşlarımla birlikte yenileyip öğrencilerimizin, çıraklarımızın hizmetine sunmak isteriz’ dedim. Sağ olsunlar, onlar da olumlu karşıladı: ‘Tabii ki Harun Başkanım, bu bina zaten esnaflarımızındır’ dediler.”
Harun Sağır ve esnaf arkadaşları, binanın sıva, alçı, boya, badana, elektrik ve su tesisatları, kapı-pencere tadilatları gibi tüm işlemlerini üstlenerek okulu eğitim öğretime hazır hale getirmek için yoğun emek harcadı.
“Bu süreçte gösteriş yapmak, fotoğraf çektirmek gibi bir niyetimiz olmadı. Mesele okul tabelasının önünde poz vermek değil. Bazı görevler fedakârlık gerektirir, taşın altına elini koymayı gerektirir. Bizler de dün olduğu gibi bugün de aynı fedakârlığı yapıyoruz, yarın da yapmaya devam edeceğiz.” dedi.
Kurucu Başkan Sağır, geçmişte de çıraklık meselesine sık sık dikkat çekmişti.
“Sanayi esnafımızı her ziyaret ettiğimizde çırak sıkıntısını dile getiriyorlardı. Fethiye Mesleki Eğitim Merkezi’ndeki öğrencilerin yüzde 50’si Seydikemerli. Bugün bu ilçeye çıraklık okulu açılsa, ertesi gün dolar. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz desin ki: ‘Başkanım biz bu okulu açmak istiyoruz ama imkânımız yok’. O zaman ben hizmet binasından vazgeçer, esnaf odası olarak üç tane prefabrik sınıfı yaparım. Gerekirse hizmetimizi çadırda veririz ama bu okul açılmalı.
Çıraklık meselesi sadece Seydikemer’in değil, Türkiye’nin kanayan yarası. Sanayideki 45 yaş üstünü bir kenara ayırın, gerisi yok. Bu kadar ciddi bir tablo var.”
Ayrıca şunları da ifade etti:
“Seydikemer, yüzölçümü bakımından Muğla’nın en büyük ilçesi. 60 bin nüfusuyla da 6. büyük ilçeyiz. Arazimizin yüzde 67’si ormanlık, dağlık ve dağınık bir yapıya sahip. Dere, Çökek, Çatak, Kayacık, Yayla Çobanisa, Çayan, Söğütlüdere, Arsa, Kayadibi, Dodurga, Karadere gibi birçok uzak mahallemiz var.
Bu çocuk sanayide işe başlıyor ama okul nerede? Fethiye’de. Söğütlüdere’den gelen çocuk sanayide çatı katında kalıyor, ailesinden uzak, beslenme sorunu yaşıyor. Ergenlik çağındaki bu çocuklar kötü alışkanlıklara da açık hale geliyor.
Fethiye’deki okulda öğrencilerin yarısı Seydikemerliyse bu, ilçemize Mesleki Eğitim Merkezi’nin ne kadar acil gerektiğini net şekilde ortaya koyar.
Bugün bu okul açılsa, Halk Eğitim'e yazılı 500 öğrenciden en az 100’ü esnaf olur, bir meslek edinir, bir cıvata sıkmasını öğrenir. Bu okul ilçe için çok kıymetli.”
Sağır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Seydikemer Esnaf Odamızın kuruluşundan bu yana, Muğla’da görev yapan tüm valilerimize, milletvekillerimize, kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza, müdürlerimize ve yetkililere her fırsatta çıraklık eğitim okulumuzun açılmasının zorunluluğunu ifade ettik.
Bugün geldiğimiz noktada, açılacak olan çıraklık eğitim merkezine maddi ve manevi olarak katkı sunabilmek bizler için büyük bir gurur kaynağı. Okulun açılmasında emeği geçen herkese, Seydikemerli tüm esnaflarımız adına yürekten teşekkür ediyorum.”
